banner

6 Eylül 2013 Cuma

Çocuklara Yönelik Animasyon (Çizgi Film) Senaryosu: İçerik

     
     Türkiye’de animasyon ya da çizgi film dendiği zaman sadece çocuklara yönelik olduğu düşünülüyor. Oysa animasyon sadece çocuklar için değildir, her yaşa hitap edebilir. Dolayısıyla animasyon senaryosu yazımında sorulacak ilk soru “Çocuklar için mi, yetişkinler için mi?” olmalı. Eğer çocuklar için yazmaya karar verdiyseniz bu yazı tam size göre… Ama yine de dikkat, yetişkinler de hedef kitlenize sızabilir! 
     Hem içerik hem de teknik açıdan senaryoya başlamadan hedef kitlenin belirlenmesi çok önemli. Çünkü hedef kitle senaryoyu inşa edeceğimiz temel kriterdir. Öyle ki hedef kitleye göre konu, karakter, mekân, anlatım yöntemi belirlenir. Hedef kitle genel olarak 3-6, 6-9, 9-12 yaş olarak çeşitlenen farklı yaş gruplarıdır. Hem 3 yaşa hitap eden hem de 9 yaşa hitap eden bir senaryo yazmanız mümkün değildir. Çünkü 9 yaş için yazılan bir senaryo, 3 yaş için çok karmaşık gelecektir. Aynı şekilde 3 yaş için yazılan bir senaryo 9 yaş için çok basit gelecek ve çocuk sıkılacaktır.


Örneğin 3-5 yaşa hitap eden Pocoyo çizgi filmindeki bazı kavramların ve nesnelerin tanıtılması bunlarla ilk kez karşılaşan üç yaşındaki bir çocuğu heyecanlandırırken bunların ne olduğunu bilen 9 yaşındaki bir çocuk için elbette sıkıcı olacaktır. Dolayısıyla hedef kitleyi belirlemek, neyi, nasıl anlatacağınız konusunda size bir yol gösterir. Aynı zamanda teknik açıdan da senaryoyu etkiler.
     Sadece hedef kitlenin belirlenmesi de yeterli değildir. Belirlenen hedef kitleyi de iyi tanımak gerekir. Hitap ettiğiniz yaş grubundaki çocuklar nelerden hoşlanır? Neleri daha iyi anlar? Neleri heyecanla izler? Bunun için senarist çocuk gelişimi kitapları okumalı ve hitap ettiği yaş grubunun bilişsel, duyuşsal ve psikomotor davranışlarını bilerek içeriği oluşturmalıdır. Örneğin, 3-6 yaş grubu çocuklar soyutlama yapamadığı için olayların somutlaştırılarak anlatılması gerektiğini senarist bilmelidir. Bununla birlikte çocuk gelişimi uzmanlarından da mutlaka yardım alınmalıdır.  
     Hedef kitleyi belirledikten sonra animasyonun hikâyesi oluşturulur. Hikâye oluşturma aşamalarını da şu şekilde sıralayabiliriz:
  •   Fikir bul
  •   Karakteri oluştur
  •    Hikâyeyi kur


     İlk aşama olan fikir bulma sürecinde yaratıcılık devreye girer. Yaratıcılık herkesin gördüğü ya da bildiği bir şeyi farklı bir şekilde anlatmaktır.




     Örneğin, Oyuncak Hikâyesi (Toy Story) yaratıcı fikre iyi bir örnek olarak gösterilebilir. Oyuncak Hikâyesi, oyuncakların konuştuğu ve maceralar yaşadığı bir dünyayı anlatır. Ya da Köfte Yağmuru (Cloudy with a Chance of Meatballs)… Yiyeceklerin gökyüzünden yağdığını hayal edin. Çok yaratıcı değil mi? Bu çizgi filmlerin ne kadar sevildiği ve başarılı olduğu ortada…


              



     Ünlü animasyon senaristi Jeffrey Scott, hikâyenizin dikkat çekmesi için fikrinizin farklı olması gerektiğini belirtiyor. Farklı fikirler ortaya çıkarmanın da birçok yolu var. Bunlardan biri de Scott’a göre çok bilinen bir hikâyeyi değiştirerek orijinal bir şekilde verebilmektir. Bunun için diğer çizgi filmleri izleyerek çıkarılabilecek malzemelerin yerine yeni fikirler koyarak yeni projeler üretilebilirsiniz. Scott, bilinen bir hikâyeyi alıp yapısını, zamanını ya da karakterlerini değiştirerek onu yenileyebilirsiniz diyor.

Eski Fikir + Yeni Zaman, Yer ve Karakter = Taze Fikir.

     En önemli senaryo yazım kurallarından birisi: “Basit tut.” Fikriniz ve dolayısıyla senaryonuz çok karmaşık olmamalı. Özellikle çocuklara yönelik animasyonda, anlatımı basit tutmak iyidir. Yaratıcılıkla basitlik arasında da sıkı bir ilişki vardır. Jazz sanatçısı Charles Mingus “Basit olanı karmaşık hâle getirmek olağandır. Karmaşık olanı basit, şaşırtıcı derecede basit hâle getirmek ise yaratıcılıktır”. diyor. Dolayısıyla yaratıcı fikir ve basit anlatımla hikâyenizin diğerlerinden farklı olmasını sağlarken çocukların dikkatini de çekeceksiniz.

     Fikriniz varsa hikâyeyi oluşturma aşamasına geçebilirsiniz. Bu noktada sormanız gereken temel üç soru vardır. Hikâyenizde “Ne anlatılacak?” “Hikâye kimin/kimlerin hakkında olacak?” ve “Nasıl anlatılacak?”. Bunlardan en önemlisi de “Nasıl anlatılacak?” sorusudur. Bu noktada senaristin başarısı ve farkı kendini hissettirir.

 “Ne anlatılacak?” sorusundan başlayalım.  Bu noktada hikâyenin konusunu ya da temasını belirlemelisiniz. Tema doğrultusunda bir ana fikriniz de olmalı. Örneğin, Wall-e’de “Sürekli tüketen insanın dünyaya verdiği zarar” konu edilmiş.




Wall-e’nin ana fikrinin de “Teknolojinin kölesi olup insanlığımızı (duygularımızı) unutmamalıyız” olduğunu söyleyebiliriz. Ancak burada önemli olan senaryonuzun konusunun ya da ana fikrinin belirlenmesi değil, ana fikrin görsel olması ve filmin bütününde görülmesi. Wall-e’de filmin başından sonuna kadar insanların duygularından uzaklaşıp mekanikleştiği olumsuz olarak vurgulanırken teknolojik bir araç olan Wall-e’nin âşık olarak duygularını yoğun bir biçimde yaşamasının olumlanması ana fikrin görselleştirilmesidir.

     Hedef kitlenin yaşına ve kültürüne uygun karakterler oluşturulmalı. Çocuğun çevresinde görebileceği ve yakınlık duyacağı karakterleri seçmek önemli. Örneğin Türkiye’deki çocuklar Nasreddin Hoca, Keloğlan gibi karakterlere yakınlık duyarken aynı karakterler başka bir ülkenin çocuğu için aynı duyguları uyandırmayacaktır. Ayrıca hedef yaş grubuna dâhil olan en az bir karakter mutlaka çizgi filmde yer almalı. Örneğin, 3-6 yaş grubuna bir çizgi film yapıyorsanız çizgi filminizde 4 ya da 5 yaşında bir karakteriniz olmalı. Böylelikle hedef kitle o karakterle özdeşlik kurabilir ve onu örnek alabilir. Bu noktada şunu söylemeden geçemeyeceğim. Çocuklar örnek alsın diye çizgi filmlerde mükemmel karakterler oluşturulmakta. Bence ana karakterin ya da çocuğun yaş grubuna yakın olan karakterin zayıf bir yönü olmalı. Böylece çocuk, karakteri daha samimi bulacak ve ona kendini daha yakın hissedecektir.




Örneğin, Kayıp Balık Nemo (Finding Nemo)’nun bir yüzgecinin kısa olması… Neşeli Ayaklar(Happy Feets)’daki yavru penguenin diğerleri gibi iyi şarkı söyleyememesi…


Nefise Abalı


               

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder